Millet Partisi Genel Başkanı Samsun'da konuştu

Saygıdeğer Basın Mensupları, Aziz Vatandaşlarım ve Büyük Türk Milleti! Bu acılı günümüzde asıl gündemimize geçmeden önce bir vefa borcunu ödeyelim yüksek müsaadelerinizle: “Manda ve himaye kabul edilemez”, “Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” diyerek demir asa demir çarık yollara düşen büyük Türk Milleti’nin kahraman evlatlarına, Kuvâ-yi Milliyecilere ve Millî Mücadele’ye yani Kurtuluş Savasına liderlik rehberlik yapan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e selam olsun!

MİLLETİMİZİN BAŞI SAĞ OLSUN.

ALLAH BU MİLLETE BÖYLE BİR ACIYI BİR DAHA YAŞATMASIN

6 Şubat’ta yaşadığımız büyük deprem felaketi sebebiyle yüreğimiz yaralı, acımız büyük, derdimiz derin! 11 ilimizle birlikte Suriye’nin kuzeyini de vuran deprem, 86 milyon vatandaşımızı yüreğinden yaraladı. Resmi rakamlara göre 45 binden fazla canımıza mal olan deprem felaketinden dolayı son derece üzgünüz. Milletimize ve büyük felakette yakınlarını kaybetmiş bütün vatandaşlarımıza başsağlığı diliyoruz. Yaralı vatandaşlarımıza ve enkazlardan sağ çıkarılan kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor; hayatını kaybeden vatandaşlarımıza yüce Allah’tan rahmet ve Cennet niyaz ediyoruz. Fatihalar gönderiyoruz.

HİÇBİR MAZERET İKTİDARI VE BELEDİYELERİ HAKLI ÇIKARAMAZ!

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlere ilk andan itibaren müdahalesi beklenen TSK, Kızılay, AFAD gibi kurumların gecikmesi ve de koordinasyonsuzluğu büyük bir kaosa sebep olmuştur. Sahada ilk andan itibaren güvenliğin alınamaması, arama ve kurtarma çalışmalarının başlatılamamasının hiçbir haklı gerekçesi olamaz.

KIZILAY’I ASLİ GÖREVİNE GERİ DÖNDÜRECEĞİZ

Kızılay’ın yetersizliği ve asıl meşguliyet alanını ticarete dönüştürdüğü görülmüştür. Birikimleri, yapılanması ve organizasyonları ile geçmişte çok başarılı çalışmalara imza atan Kızılay yerine 6 Şubat depreminde vatandaşları enkaz altında inlerken çadır ve gıda satışı yapan bir ticari holding karşımıza çıkmıştır. Kızılay’ı bu acziyete düşürenler yargılanmalı, cezalandırılmalı ve Kızılay bir an önce asli görevine geri döndürülmelidir. AKPli Vatandaşlarım, Erdoğan’ı Seven Kardeşlerim,

PARTİZANCA DEĞİL; AKILLA, İZANLA DÜŞÜNELİM BAŞ SORUMLU KİM?

ALLAH MI? SİYASİ İKTİDAR VE BAŞI ERDOĞAN MI?

İşimiz iktidarı eleştirmek değil, olaylardan ders çıkarmaktır. Başımıza gelen felaketleri ‘Kader planı’ ile izah etmek kolaycılıktır, suçu ‘kader planına’ yüklemektir. Daha da önemlisi, Allah’ın bir tabii yasası olan depremi; geleceğini bildiğimiz ve her an beklediğimiz deprem karşısında yaşadığımız bu büyük felaketi “kader planı içinde” değerlendirmek; on binlerce insan kaybının, yüz binlerce yaralının, yıkılan yüz binlerce konutun, tahrip olan üst ve alt yapının, trilyon liraya yaklaşan maddi kayıpların sorumluluğunu ve suçunu Allah’a yüklemektir. Allah aşkına soruyorum sizin hiç mi suçunuz yok? İktidarın hiç mi suçu yok Sayın Erdoğan? Sayın Erdoğan resmi rakamlara göre 45 bini aşkın insanımızın bu depremde yıkılan binaların altında kalarak ölmesinden sizin ve iktidarınızın hiç mi suçu yok? 20 yıllık AKP iktidarınız döneminde 9 kez çıkarılan imar affı/ ‘İmar barışı’ ile çürük binalara resmiyet kazandırmanızın hiç mi suçu yok? Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un verdiği bilgilere göre 2018 yılı İmara Barışı’nda Türkiye genelinde 5 milyon 848 bin 927 konut Yapı Kayıt Belgesi verilmiş. Sayın Erdoğan, İmar Barışı Yasası’nı konusunda şöyle demiştiniz: “144 bin 556 Maraşlı vatandaşımızın, Malatya’da 88 bin 577 vatandaşımızın, 205 bin Hataylı vatandaşımızın sorununu çözdük.” Bu ne demektir aziz vatandaşlarım? Türkiye nasıl imar edilecek? Her iki yılda bir imar barışı yapılırsa Türkiye nasıl imar edilecek? Bir gecekondu Türkiye’si mi düşlüyor iktidar? 20 yıldır iktidar olmasına rağmen 20 yıldır bilim insanlarının feryatlarına kulak tıkayan bir iktidar! Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi bilim insanlarının raporlarını bile dinlemeyen bir iktidar. Nedir bu rantiye derdi? 2017 yılında dönemin Çevre Bakanı, "En büyük hırsızlıklar, kötülükler, belâlar imardan geliyor…" diyordu. Bu rantiyeler, yolsuzluklar, rezaletler karşısında midesi bulanan kimse yok mu? İstifa etme erdemi yüksekliğinde bir kişi bile yok mu o yüksek koltuklarda? Nereden çıktı bu koltuklara yapışıp kalma hastalığı? Sayın Erdoğan dost acı söyler. Millet Partisi’ni dinleyin: Aklınızı başınıza alın, suçu Allah’a yüklemeyi bırakın!

DEPREM BÖLGESİNDE YAŞANILIR ÇAĞDAŞ KÖYLER, KENTLER, ŞEHİRLER KURACAĞIZ

Deprem bölgesinde ayrımsız bütün köylü, çiftçi, esnaf ve işletmecilerimiz desteklenmeli, teşvik edilmelidir. Küçük ölçekli vergi mükelleflerinin, -kendi şehirlerinde kalmak şartıyla- borçları silinmeli ve bundan sonra 5 yıl hiçbir vergi alınmalıdır. Tarım ve hayvancılıkla uğraşanların mal alımlarına vergi uygulanmamalıdır. Bölgeden göçü engellemek için iş sahaları açılarak bölge ekonomik olarak canlandırılmalıdır. Alt yapı, yapı ve konutlar depremlere ve afetlere karşı dayanıklı olacak şekilde, ehliyetli kadrolarca projelendirilip, akıllı - çağdaş bilim ve teknolojiyle yapılmalıdır. Ev yapamayacak durumda olanlara devlet Hazine arazilerine mülkiyeti millete ait konut (kamu konutu) inşa etmeli ve imkânı olmayanlar imkânı oluncaya kadar bu konutlarda ücretsiz kalmalıdır. Yabancıya toprak satışı engellenmelidir. Gazi Meclis, iktidar, muhalefet, bilim çevreleri, üniversiteler, STKlar ve millet el ele vermeli, bölge modern şekilde ayağa kaldırılmalıdır. Türk devleti bunu yapacak insan kaynağına, bilgi birikimine, teknolojiye ve maddi imkana sahiptir. Dünyanın merkezinde yer alan Cennet vatanımız daha önce olduğu gibi Selçuklu ve Osmanlı Türk Cihan Devletinden beri de düşmanlarımızın ilgi sahasındadır. Değişik proje ve planlarla parçalanarak işgal edilmek istendiği tarihi bir gerçektir. Sevr’in hortlamış şekli BOP, BİP, Büyük Kürdistan Projesi gibi hainane emperyalist plan ve projelere karşı hem vatandaş olarak hem millet ve de devlet olarak uyanık olmak zorundayız. Bu sebeple özellikle bölgenin demografik yapısının değiştirilmemesi için Gazi Meclis insanî hukukî her türlü tedbiri almalı ve bu tedbirlerin uygulanmasını denetlemelidir. Türkiye, Suriye’den emperyalist güçlerin ellerini çekmesi için BM tarafından her türlü çabanın gösterilmesine rehberlik ve önderlik yapmalıdır. Esed rejiminden kaçan Suriyeli kardeşlerimizin tekrar Suriye’ye dönmesi ve orada insanca yaşamasının şartları oluşturulmalıdır.

TÜRKİYE'NİN SORUNLARI, ULUSLARARASI İCAZETLE ÇÖZÜLMEZ;

BİLİMLE, TÜRK MİLLETİ'NİN ORTAK AKLIYLA, İSTİŞARE İLE, MİLLÎ İRADE İSTİKAMETİNDE GAZİ MECLİS'TEN ÇÖZÜLÜR

Aziz Vatandaşlarım, Cumhur ittifakını 20 yıllık icraatlarıyla gördünüz. Dağılan altılı masada da çözüm yok! Yıllardır dediğimizi diyoruz: “Manda ve himaye kabul edilemez”, “İcazetli politikacılarla Türkiye yönetilemez”, “Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”

ÇARESİZ DEĞİLSİN: DERT SENİN ÇARE SENDE! MİLLET PARTİSİ’Nİ DESTEKLE

Türkiye'nin sorunlarının, uluslararası icazetle çözülmez; bilimle, Türk Milleti'nin ortak aklıyla, istişare ile, danışma ile, beş bin yıllık tecrübi birikimle, millî irade istikametinde Gazi Meclis'ten çözüşmesi şarttır. Partilerimizi bu hedef etrafında kenetlendirecek gerçek bir ittifak, menfaat ittifakı değil; millî bir ittifak, millet ittifakı ancak Millet Partisi'nin rehberliğinde, önderliğinde Millet Partisi çatısı altında olabilir.

BÜTÜN VATANDAŞLARIMIZI VE BÜYÜK TÜRK MİLLETİ’Nİ MİLLET PARTİSİ’NE DESTEK VERMEYE ÇAĞIRIYORUZ!

Cuma NACAR Genel Başkan